Uluslararası Sivil Havacılık Örgütü (ICAO) nezdinde daimi temsilcilik

PAYLAŞ

Büyükelçi (E) Oya Tuzcuoğlu

 

Uluslararası Sivil Havacılık Örgütü (ICAO) ve yerleşik bulunduğu  Kanada’nın Montreal kenti, ilk  ve yıllar sonra da son büyükelçilik görevim olması bakımından benim için özel değer taşır. ICAO’nun ve daimi temsilciliğimizin görev alanına başka bir anı yazımda değindim. Bu kez, bir dış temsilciliğin klasik görevleriyle ilgili birkaç not düşmek istedim.

 

ICAO ile ilgili diğer yazımın başlığını oluşturan “Fazla bilinmeyen bir dış temsilciliğe” atandığımı öğrenen, kendisi de orada görev yapmış bir büyüğümüz, “Mesainin dişimin kovuğunu bile doldurmayacağını” söylemişti. Ankara’dan ayrılmadan önce beni kabul eden TBMM Dışilişkiler Komisyonu Başkanı Kamran İnan ise, “Boşuna gitmeyin, ben o dış temsilciliğimizi kapattıracağım “ demişti – Kaderin cilvesi, bu görüşmeden bir ay, Montreal’de göreve başlamamdan bir hafta sonra, NATO Parlamenterler Asamblesi toplantısı nedeniyle kendisini orada  ağırlamıştık.

 

Yeni bir görev, üstelik ilk büyükelçilik görevi için pek de yüreklendirici sayılamayacak bu anılarla adım attığım daimi temsilciliğin hakkını verebilmek için ICAO bağlamındaki temel görevimiz yanında çeşitli etkinlikler düzenlenmesi gereği kendiliğinden ortaya çıkıyordu.

 

Ancak asıl hedefimiz, doğal olarak, ICAO Örgütü ve Konsey’di. Görevimin birinci yılı dolmadan ortaya çıkan bir fırsatı, Mayıs 2000 ayında Türkiye’de düzenlenen bir uluslararası toplantı marjında ICAO konsey başkanı ve genel sekreterinin ülkemizi ziyaretleriyle değerlendirdik. Uzun onyıllar boyunca konsey başkanlığı yapan Lübnanlı Assad Kotaite’in bu ziyaretinin üzerinden bir hayli zaman geçecekti bir başka konsey başkanının ülkemizi ziyareti için ve ICAO nezdindeki ikinci görevim sırasında  2011 Aralığında , bu kez Meksikalı konsey başkanı Gonzalez’in ziyaretini gerçekleştirecektik.

 

Öte yandan, ICAO örgüt binasının salonları çeşitli konferans ve sergiler için elverişliydi; örgüt sekreteryası ve konsey temsilcileri de etkinliklere ve davetlere sıcak bakıyorlardı. Bu ortamı sonuna dek değerlendirmeye çalıştık; çeşitli tanıtım konferans ve sergileri, Türk mutfağı tanıtımları ve iki haftalık kültürel/turistik Türkiye gezisi düzenledik.

 

Üç yıla yakın süren bu ilk ICAO daimi temsilciliği görevimden ayrılırken düzenlenen vedalar bağlamında özel bir yer oluşturanı ise İngiltere’nin ICAO Konseyi temsilcisinin jesti oldu.

 

Hoş bir sohbet ve yemekten sonra, İngiliz temsilci konuklara ve bana bir sürpriz yaparak piyanonun başına geçti ve aşağıda paylaşmakta olduğum “The Alphabet Song” un uyarlamasını sergiledi. İngiliz temsilci düzenlediğimiz etkinlikleri ve ayrıca mutfağımızı iyi izlemiş ve değerlendirmiş olmalı ki, bu uyarlamayı yapmış…Doğrusu, gerçek bir sürpriz oldu ve ICAO anılarım içinde unutulmayan bir yere kaydoldu…

 

[Not 1. O tarihte de, şimdiki asıl soyadımı taşıyor olsaydım, müziğe uyarlama nasıl olurdu, her zaman merak etmişimdir…

 

Not 2. GRC/RCMP : Kanada’daki ermeni terör olayları nedeniyle yalnız kent içinde değil, ülke genelindeki her hareketimde 24 saat yakın koruma sağlayan ve çok hoş, iyi eğitimli görevlilerden oluşan güvenlik birimi…

 

Not 3. Sticky cakes : baklava…]

İlgili Yazılar
Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Subscribers