KİM TAŞ DEVRİNE DAHA ÇOK YAKIŞIYOR?

PAYLAŞ

ABD ve İsrail’in İran’a karşı başlattığı “Destansı Öfke” harekatı, ikinci ayına girdi. Trump’ın İran’a “Hürmüz Boğazı”nı açması için tanıdığı süre bugün (6 Nisan) sona eriyor. Bu tarihten sonra ne olur? Kimse bilmiyor. Trump’ın 1 Nisan’da yaptığı ulusa sesleniş konuşmasından da herhangi bir Nisan 1 şakası çıkmadı. Konuşmadan akıllarda kalan sadece Trump’ın İran’ı, ait olduğu taş devrine geri göndermek tehdidi. İran’lılar askeri alanda olduğu gibi, diplomasi alanında da başarılı bir mücadele veriyor. Trump ulusa sesleniş konuşmasında Devrim muhafızlarının Kudüs Gücü Komutanı Kasım Süleymani’yi öldürmekle övünürken, taş devri benzetmesine cevap İran’ın Riyad’ Büyükelçisi İnayeti’den şu sözlerle geldi.

“Siz mağaralarda ateş ararken biz Kiros silindirlerine insan haklarını kaydediyorduk.Moğol istilalarından da, İskender Fırtınasından da sağ çıktık, buradayız. Çünkü İran bir ülke değil,bir medeniyettir.”

Kiros Silindiri M.Ö.539 yılında Pers Kralı Büyük Kiros’un Babil’i fethinden sonra yayınladığı tarihin ilk insan hakları bildirisi.

İran Büyükelçisi’nin bu sözleri, bana rahmetli Büyükelçilerimden Kamran İnan’ın ABD Büyükelçisi ile bir Birleşmiş Milletler Toplantısı’ndaki atışmasını hatırlattı.1983 yılında Cenevre’de bir “İnsan Hakları Komisyonu” toplantısında Kamran İnan, Türkiye’ye ağır eleştiriler yönelten ABD Daimi Temsilcisine,” Sizin kıta keşfedildiğinde biz İstanbul’un fethinin 50.yılını kutluyorduk” deyiverdi.

Neden Pakistan?

Düne kadar Türkiye haricinde kimsenin pek itibar etmediği Pakistan, savaşı sona erdirmek için yapılan girişimlerde başı çekiyor. Pakistan, Mısır, Suudi Arabistan ve Türkiye’nin Dışişleri Bakanları geçtiğimiz hafta sonunda İslamabad’ta bir araya geldi.

Peki neden Pakistan? Dünya’nın ikinci büyük Şii nüfusu Pakistan’da yaşıyor. (Yaklaşık 30 milyon).Pakistan’ın İran’la 909 km uzunluğunda bir kara sınırı var. Savaşın daha fazla uzamadan biran önce sona erdirilmesi, esasen Taliban’la başı dertte olan Pakistan’ın kendi istikrarı için de büyük önem taşıyor. Diğer bir olasılık da ABD ile Körfez’de doğrudan karşı karşıya gelmek istemeyen Çin’in Pakistan’ı piyon olarak kullanıyor olması. İslamabad’taki dörtlü toplantının ardından Pakistan Dışişleri Bakanı Muhammed İshak Dar’ın Pekin’e gitmesi böyle bir olasılığı güçlendiriyor.

Alt kıtada değişen dengeler

Pakistan, Trump yönetimindeki  ABD ile ilişkilerini geliştirirken, diğer yandan da 2023 yılında Avustralya, ABD ve Japonya ile birlikte dörtlü bir ittifak(QUAD) oluşturan Hindistan ise yeniden Rusya’ya yaklaşıyor. Türkiye’ye gelmesi yılan hikayesine dönen Putin, geçtiğimiz yıl 6 Aralık’ta Yeni Delhi’yi ziyaret etti. Bu ziyaret sırasında aralarında yeni parti S-400’lerin de yer aldığı 25 milyar dolar tutarında savunma malzemesi satın alınmasına ilişkin  imzalanan anlaşmalar geçen hafta alelacele Hindistan Parlamentosunca onaylandı. ”Destansı Öfke” harekatının başladığı 28 Şubat günü Hindistan Başbakanı Modi Tel Aviv’deydi. Bu ziyaret öncesinde de Netanyahu aynı güçlüklerle yüzleşen ülkeler arasında yeni bir eksen oluşturma arayışında olduklarını ifadeyle, Orta Doğu içerisinde ve çevresindeki ülkelerin katılımıyla kurulacak “altıgen bir ittifak” tan söz etti. Netenyahu ülke ismi vermese de ittifak’ ta Türkiye karşıtlığında birleşen İsrail, GKRY, Yunanistan, Hindistan ve Ermenistan’ın yer almasına kesin gözüyle bakılıyor. Netanyahu’nun kafasındaki altıncı ülke kim olabilir belli değil.

İnsansız hava araçları alanında son beş yılda geniş bir deneyim kazanan Ukrayna’nın lideri Zelenski körfez turuna çıktı.Amaç İran’ın füze ve İHA saldırılarından muzdarip körfez ülkelerine İHA’lara karşı savunmada teknoloji satabilmek.

Bu karışık denklem içerisinde Azerbaycan’ın da özel bir konumu var. Azerbaycan, İsrail’le en fazla kuzu sarması ilişkilere sahip tek Müslüman ülke. İran’da 10 milyona yakın Azeri Türk’ü yaşıyor. Kadirşinas Azeri Kardeşlerimiz anlaşılan Karabağ’ın geri alınmasında İsrail’in verdiği desteği bir türlü unutamıyor. İlham Aliyev Trump’ın  gözdelerinden. Herkes ABD Kara harekatını hangi Ada’dan başlatacak diye kafa yorarken sakın ola Azerbaycan’ın güneyinden İran’a girmesin?

Trump’ın Birleşmiş Milletler hamlesi

ABD’nin İran’a saldırıları AB ve NATO’dan sonra BM Güvenlik Konseyinde de bölünmelere yol açtı. ABD, Güvenlik Konseyi’nin bu ayki dönem başkanı Bahreyn’i de yanına alarak Hürmüz Boğazının açılması için her türlü aracın kullanılması çağrısını içeren bir karar çıkarmaya çalışıyor. BMGK’nın Daimi üyelerinden Fransa, Çin ve Rusya bu yazımın kuvvet kullanımını meşru kılacağı düşüncesiyle tasarıya karşı. Geçici üyelerden de itiraz edenler var. Böyle bir karar tasarısının BMGK’dan geçmeyeceği kesin. Anlaşılan ABD kara harekatına başlamadan önce” meşru yolları denedim, ama başaramadım” görüntüsü vermek istiyor.

Bir ülkenin seçilmiş başkanını bir gece operasyonu ile kaçıran, bir başka ülkenin komutanlarını öldürmekle övünen Trump’mı, yoksa Üniversitelerinden mezun ettiği mühendis sayısı itibariyle Dünya’da 4.sırada yer alan, Akademisyenlerinin Türkiye’den daha fazla bilimsel yayın yapan İran mı taş devrine yakışıyor? Gelin  siz karar verin.

İlgili Yazılar
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir