Cumhurbaşkanını Seçemeyen Kosova 3. kez Seçimlere mi Gidecek?

PAYLAŞ

Balkanlar’da habire erken seçim kararı alan, ancak konulan sandıklardan bir sonuç elde edemeyen Bulgaristan’a, bölgeden bir rakip çıktı. Kosova seçmeni geçtiğimiz yıl şubat ve aralık aylarında iki kez sandık başına çağrıldı. Uzlaşmaz tutumu ile başta Avrupa Birliği yetkilileri olmak üzere muhataplarının çoğunluğunu usandıran Kosova başbakanı Albin Kurti’nin iktidar partisinin oylarında 2025 şubatında ciddi bir düşüş yaşanınca,  “Vetevendosje”nin önlenemez yükselişi sona erdi diye yazmıştım, yanılmışım. Kosova tüm 2025 yılını hükümet kuramadan geçirdi. Parlamentoya  başkan seçilmesi dahi aylar aldı. Sonuçta aralık ayında erken seçimler düzenlendi. Bu defa “Vetevendosje” tekrar yüzde 50’yi aşarak 120 sandalyeli Meclis’te 57 milletvekili çıkarmaya muvaffak oldu (katılım yine yüzde 50’nin altında kaldı). Başbakan Kurti önderliğindeki yeni hükümet 2026 ocak ayında 4 yıllık yeni dönemine başladı, hayırlı olur inşallah derken,  mart ayında ülke gündemi bir kez daha erken seçim ihtimali ile sarsıldı.

Kosova Parlamentosu toplantı yeter sayısı olmayınca seçim yapamadı

Kosova’nın sevilen sayılan hukukçu cumhurbaşkanı Vjosa Osmani’nin görev süresi 5 nisan’da sona eriyor. 5 mart günü toplanan Parlamento beklenildiği üzere cumhurbaşkanını seçemedi. Zira başbakan Kurti bu defa Vjosa Osmani’ye 2. dönem için destek vermediği gibi muhalefet ile istişare yapmaya gerek görmeyerek kendi partisinden iki aday çıkarmayı tercih etti. Anayasa gereği oylamaya en az 80 milletvekili katılması icap ettiğinden, muhalefet milletvekillerinin oturuma katılmamaları sonucunda “toplantı yeter sayısı” na ulaşılamadığından, en üst makamın seçimleri tıkandı ve krize yol açtı (Kosova’daki durum 2007 yılında TBMM’de cumhurbaşkanı seçimleri vesilesiyle yaşanan başsavcı Sabih Kanadoğlu’nun savunduğu “367 krizini” hatırlattı).

Anayasa Mahkemesi Parlamentoya zaman tanıdı

Cumhurbaşkanı Osmani, bu gelişme üzerine, Meclisi feshederek erken seçim kararı aldı. Buna mukabil başbakan Albin Kurti kararı Anayasa mahkemesine götürerek iptalini sağladı. Yüksek mahkeme fesih kararını bir ay erteleyerek Meclise  ilave süre verdi. Şimdi Albin Kurti’nin muhalefet partileri ile tekrar masaya oturması ve onların rıza gösterecekleri bir aday üzerinde mutabakat sağlaması zorunluluğu var. 57 milletvekiline sahip ve 66 evet oyuyla hükümet kuran başbakanın, ülkenin geçen sene boyunca hükümetsiz kaldığını da hesaba katarak, bu meclis aritmetiğini ziyan etmeyeceğini varsayıyorum. Muhalefetteki PDK  23, LDK ise 15 milletvekiline sahip. Birisinin rızasını aldığı takdirde kritik 80 rakamına ulaşılıyor. Kanaatim, Vetevendosje’nin mevcut iki adayı dışında, Vjosa Osmani veya muhalefetin göstereceği/destekleyeceği yeni bir aday üzerinde mutabakat sağlanacağı yönünde. Uzlaşma olmadığı takdirde anayasa gereği erken seçim tarihleri  ilan edilecek, bu da Kosova’da “Bulgar Senaryosu”nun geçerlilik kazanacağını ortaya koyuyor. 

Kosova’dan  çatışma değil kalkınma bekliyoruz 

Kosova YSFC zamanında federal devletin en geri kalmış bölgesiydi. 2008 yılında bağımsızlığını kazanan genç cumhuriyetin bu olumsuz seviyesinde henüz bir değişiklik vuku bulmadı. 18 yıl sonra, geri kalmışlığın sebebi olarak artık Belgrad’ı suçlanması gerçekçi değil. 1,6 milyon nüfuslu ülkenin yüzde 92’si Arnavut kökenli. Velhasıl Bosna-Hersek veya Kuzey Makedonya’da izlediğimiz türden   derin etnik fay hatlarının kalkınmayı engellediği iddia edilemez. 

Kosova Yönetiminin 90 bin Sırp vatandaşı kazanması bu kadar zor mudur ?

Kosova’da 90 bin civarında Sırp yaşıyor, bunların 50 bini Sırbistan’a sınırı bulunan Kuzey Mitroviça’da yerleşmişler. Belgrad ile Priştine arasındaki kutuplaşma sebebiyle Kosova vatandaşı Sırplar sanki Sırbistan vatandaşlarıymış gibi yaşamaya devam etmeyi tercih ediyorlar. Bu alışkanlık ve davranışları reddeden Kosova yönetimi sert tedbirlere başvurarak azınlık vatandaşlarıyla zıtlaşıyor, itişiyor, bu şekilde onları Belgrad’ın kucağına atıyor. Sırp nüfusun çoğunlukta olduğu az sayıda belediyeye sürekli baskı uygulanması sonucunda gerginlikler yaşanıyor. Özetle Albin Kurti yönetimi 90 bin civarındaki Sırp azınlığın kalbini kazanmayı bilmiyor, böyle bir niyet de sergilemiyor. Son defa Sırp bölgesinde azınlığın boykot etmediği yerel seçimler yapılabildi ve 4 şehirde Sırp ķökenli belediye başkanları 2025 sonunda koltuklarına oturabildiler. Bu sonuç olumlu bir gelişme teşkil etti. Kosova’dan genellikle olumsuz haberler almaya alışmışızdır. 

Kosova’nın AB dışında seçeneği bulunmuyor 

Bosna-Hersek’in siyasi saiklerle ve biraz zoraki AB aday ülkesi ilan edilmesiyle Balkanlarda Kosova dışında aday olmayan ülke kalmadı. Karadağ’ın bir kaç yıl içinde müzakereleri sonuçlandırıp tam üye olacağı tahmin ediliyor. Kosova’nın AB üyesi olmak dışında makul seçenekleri var mı ? Amaç medeniyet ise yok. Sırbistan Kosova’dan önce AB üyesi olursa tanımayı reddettiği bu ülkeyi ebediyen veto edeceği dikkate alınmalı. AB üyesi 5 ülke halen Kosova’yı tanımadıklarından Priştine’nin önü maalesef tıkalı. Bu büyük resme baktığımızda Kosova yönetiminin tüm gayretiyle ve iyi niyetle AB yolunda ilerlemesinin kesin zaruret teşkil ettiğini görüyoruz. 

Kosova’nın geleceği için iyimser değilim 

Ancak Albin Kurti önderliğindeki genç cumhuriyetin geçtiğimiz yıllarda Brüksel ile ilişkileri ilerletmeyi değil germeyi amaçladığına şahit olduk. Kosova sınırları içerisindeki Sırp çoğunluklu 4 belediyenin,  yerel yasaları ihlal etmeden,  Sırbistan’dan şeffaf biçimde destek almalarını düzenleyen “Sırp Belediyeler Birliği”ni, “Vuçiç’in Kosova’daki 5. Kolu” olarak tarif eden Albin Kurti, günümüzde,  AB ve BM çevreleri tarafından Belgrad-Priştine diyaloğunu sabote eden taraf olarak kabul ediliyor. Velhasıl içeride kalkınma ve refahı sağlayamayan, muhalefet partilerini dikkate almayan, dışarıda AB çevrelerinin güvenini kaybetmiş ve umut vermeyen Albin Kurti yönetimindeki Kosova’nın geleceği için iyimser değilim. 

Trump ve bir kaç liderin dünyayı ateşe attıkları günlerdeyiz 

Diğer yandan Belgrad-Priştine diyaloğunun tökezlemesinde Albin Kurti kadar  Aleksandar Vuçiç de sorumlu. Vuçiç yönetimi, yaygın yolsuzluklar, muhalefete ve öğrencilere yönelik baskılar, yargı bağımsızlığını zedeleyen düzenlemeler ve Putin’e gösterilen yakınlık nedeniyle, AB nezdinde gözden düşmüş durumda. Yanlış istikamete yönelen Sırbistan’a artık otoriter demokrasi gözüyle bakılıyor. 2026 baharında, Kosovalı siyasetçilerin, dünyada işlerin normal seyrinde gitmediğini, global  dengelerin sarsıldığını, Trump’ın önderliğinde dünyamızın krizlere koştuğunu,  kurallara dayalı uluslararası düzenin değiştiğini, rakip Sırbistan’ın demokrasiden giderek uzaklaştığını dikkate almaları icap ediyor.  Bu açıdan, cumhurbaşkanlığı seçimleri vesilesiyle, hükümet ve muhalefetin elele, ülkenin geleceğine ilişkin istisnai bir durum değerlendirmesi yapmaları zamanı gelmiştir. 

Kosova’nın dostu sıfatıyla tavsiyelerim var

Kosova – Türkiye futbol maçının ülkelerimiz arasındaki dost ve kardeşliği kanıtlamasına ilaveten, Kosova sebebiyle 17 şubat 2008 günü Belgrad’da saldırıya uğradığımız dikkate alınınca, Kosovalı siyasetçilere tavsiyelerde bulunmaya hak kazandığımı düşünüyorum: – Sırbistan ile ilişkiler, Kosova halkının demokrasi ve hukuk içinde refaha kavuşmasını artık engellememelidir.

-AB üyeliği Belgrad’a rağmen en öncelikli hedef kabul edilmelidir.  

-Balkanlar’ın en geri kalmış ülkesi değil en hızla kalkınan ülkesi olunması hedeflenmelidir. 

-Sayın başbakan Kurti enerjisini, Kosova’yı cazibe merkezine dönüştürmek, Sırbistan’dan daha fazla yabancı sermaye çekmek, kişi başı milli gelirde Belgrad’ın önüne geçmek, demokrasi ve hukukta Balkanlar’da öne çıkmak gibi yeni hedeflere yöneltmelidir. 

Aksi takdirde genç cumhuriyet, Bulgaristan benzeri altı ayda bir erken seçime giderek, sürekli siyasi istikrarsızlıkla mücadele ederek, böylece enerjisini boşa harcayarak, Balkanlar’ın en geride kalan ülkesi olmaya devam edecektir. 

İlgili Yazılar
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir