Tunus Devrimi ve Kazanımların Korunması

0
PAYLAŞ

3 Eylül 2015, İstanbul, Kadir Has Üniversitesi, Senato Odası

Tunus eski başbakanı, gazeteci, Nahda Hareketi’nin Genel Sekreteri Hammadi Cibali ile Tunus Devrimi ve kazanımların korunması üzerine toplantı düzenlenmiştir.

Tunus eski Başbakanı Hammadi El Cibali, APM (Ankara Politikalar Merkezi) ve Kadir Has Üniversitesi Orta Doğu ve Afrika Araştırmaları Merkezi’nin davetlisi olarak Kadir Has Üniversitesi’ne geldi. APM Başkanı ve Kadir Has Üniversitesi Mütevelli Heyeti Üyesi emekli büyükelçi Ünal Çeviköz ve Kadir Has Üniversitesi Orta Doğu ve Afrika Araştırmaları Merkezi Direktörü Doç. Dr. Salih Bıçakcı’nın moderatörlüğünde 3 Ekim 2015 tarihinde düzenlenen toplantıda Tunus Devrimi, kazanımların korunması, Arap Baharı’nın etkileri, sonuçları ve geleceği ile IŞİD tehlikesi masaya yatırıldı.

“Arap Baharı özellikle bölge halkının bir rüyası. Arap Baharı sürecini, insanların büyük bir bölümü yeni, demokratik ve ekonomik kazanımların sağlanması için önemli bir fırsat olarak görüyor” diyen Hammadi El Cibali, “Özellikle gençler nezdinde büyük bir kabul gördü. Çünkü Arap Baharı onlara yeni bir emel oluşturacak söylemlerin oluşması için önemli bir fırsat sundu. Bu hedeflerin gerçekleşmesi için üzerimize düşen şeyleri yapmak üzere çalışıyoruz” diye konuştu. Arap Baharı kazanımlarının korunması için mücadele edilmesi gereken tehlikelere de değinen Cibali, “Arap Baharı kazanımlarıyla alakalı bu süreç içerisinde bir takım zorluklarımız var. Çünkü hem ülke özelinde hem dışarıda bazı olumsuz etkiler var. İçeride insanların çok fazla beklentisi var. Gençlerimiz bu bağlamda şu andaki mevcut durumu kabullenemiyorlar. Beklentiler üst seviyede ve sabırları kalmadı” ifadelerini kullandı. Diktatörlüğün ortadan kaldırılmasının bir süreç olduğunu ve nispeten daha kolay gerçekleştiğini belirten Cibali, “Ama yeni şeylerin inşa edilmesi oldukça zor bir süreç. Önemli olan biz bu süreci kaybetmeyelim. Yani demokratik olarak güçlü olmamız, yeni demokratik açılımların ve sosyal adaletin sağlanması açısından önemlidir. Uluslararası güçlerin de bölgede kendi planları olduğu için ve kendi şahsi menfaatlerinin ortadan kalkmaması için Arap Baharı yaşayan ülkelerde canlı diyaloglarla farklı süreçlerin içerisine girmektedirler. Doğal olarak sabırla hem içeride hem de dışarıdaki bu etkilere karşı mücadele vereceğiz” şeklinde konuştu.

İlgili Yazılar